Ülke Genelindeki Öğretim Üyeleri, Talebeler ve Din Adamları Besic Teşkilatı Başkanı Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Abbas Ali İnanlufer, Tahran’da Havza Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, talebe ve din adamlarının İslam İnkılabı tarihi boyunca özellikle de 12 günlük savaş ve Ramazan Savaşı’ndaki rollerine değinerek şunları söyledi:
“Yüce Allah şehitler hakkında şöyle buyurmaktadır: ‘Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma; bilakis onlar diridirler ve Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.’ Bu nedenle şehitler asla ölü değildirler.”
Hüccetü’l-İslâm İnanlufer, mukaddes ilim havzalarının İslam İnkılabı değerlerini üreten ve besleyen temel kurumlar olarak her zaman İslam İnkılabı’nın kazanımlarını korumayı ve onun hedeflerini doğru şekilde anlatmayı kendi sorumlulukları gördüğünü belirterek, bu görevin özellikle İslam İnkılabı Şehit Rehberi’nin “tebyin cihadı” konusundaki vurgularıyla son dönemde daha da önem kazandığını ifade etti.
Sözlerine devam eden Hüccetü’l-İslâm İnanlufer, düşmanların son savaşta askerî saldırının yanı sıra kapsamlı bir algı ve bilişsel savaş da yürüttüğünü, bunun amacının kamuoyunu yanıltmak, gençleri İslam İnkılabı’nın yolundan uzaklaştırmak ve direniş ruhunu zayıflatmak olduğunu söyledi. Böyle hassas bir dönemde din adamlarının halkla birlikte sokaklarda ve meydanlarda güçlü bir şekilde yer aldığını belirterek, onların hakikati açıklama, zillete boyun eğmenin tehlikeleri konusunda uyarıda bulunma ve birkaç günlük dünya hayatına karşı ahiret hayatı ile izzetin önceliğini vurgulama görevini üstlendiklerini dile getirdi.
İlim Havzası’nın “Belâğ-ı Mübîn Karma Savaş Karargâhı” Sekreteri olan Hüccetü’l-İslâm İnanlufer, İslam İnkılabı tarihi boyunca din adamlarının faaliyetlerine işaret ederek şunları söyledi:
“Ruhaniyetin direnişi, İslam İnkılabı’nın zaferiyle ve ilim havzalarının yetiştirdiği bir evlat olan merhum İmam Humeynî’nin (r.a.) önderliğiyle başlayan geleneğin devamıdır. Bugün de ruhaniyet, iç ve dış bütünlüğünü koruyarak İslam İnkılabı’nın asli hedeflerinin saptırılmasını önlemiş ve genç nesiller için yol gösterici olmayı sürdürmüştür.”
Hüccetü’l-İslâm İnanlufer, son savaş ve Ramazan Savaşı’ndaki şehit sayılarına değinerek şöyle dedi: “Üçüncü dayatılmış savaş olarak adlandırılan ve Ramazan Savaşı diye bilinen dönemde şehit düşen talebe ve din adamlarının toplam sayısı 35’tir. Bunların 34’ü erkek talebe, biri ise kadın talebedir.”
Ülke Genelindeki Öğretim Üyeleri, Talebeler ve Din Adamları Besic Teşkilatı Başkanı, din adamı şehitlerle ilgili önemli bir noktanın onların ilmî ve idarî seviyelerindeki çeşitlilik olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Şehitlerimiz, eğitim görmekte olan talebelerden tam yetkili müçtehitlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bunlar arasında, içtihat mertebesinin zirvesinde ve İslam İnkılabı’nın en üst düzey komutanlığı makamında bulunan, torunu ve diğer aile fertleriyle birlikte şehit olan Ayetullah el-Uzma Şehit İmam Seyyid Ali Hamaney ile İslam’ın varlığını savunma cephesinde direnirken şehit düşen İstihbarat Bakanı Şehit Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Seyyid İsmail Hatib de bulunmaktadır.”
Hüccetü’l-İslâm İnanlufer şu hususu özellikle vurguladı: “Bu şehitlerin birçoğu aile sahibi ve küçük yaşta çocuklara sahip kişilerdi. Üç-dört yaşındaki evlatlarıyla birlikte şehit olanların bulunması, onların fedakârlığının derinliğini ve İmam Hüseyin mektebinden aldıkları dersin büyüklüğünü göstermektedir. Bu azizler, İslam’ı ve İslam İnkılabı’nın İslami kimliğini korumak uğruna sahip oldukları her şeyden, hatta en sevdikleri yakınlarının canından bile vazgeçmeye hazır olduklarını ortaya koymuşlardır.”
Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn İnanlufer, talebelerin tebyin cihadındaki temel rolüne değinerek şöyle dedi: “Bizim en önemli görevimiz, Rehber’in çizdiği çerçevede tebyin cihadıdır. Direniş ruhunu korumalı ve asla zillete boyun eğmeyeceğimizi göstermeliyiz.”
Ayrıca şunları ifade etti: “Biz dünya hayatını ahiret hayatıyla değiştirmeyiz. Bugün ruhaniyet, halkla omuz omuza meydanlarda ve sokaklarda bulunmaktadır ve kendi görevini yerine getirmektedir. Bizim temel vazifemiz, kökleri Aşura kıyamına dayanan İslam İnkılabı’nın asli kazanımlarını korumaktır.”
Daha sonra Ramazan Savaşı şehitlerinin isimleri şu şekilde açıklandı:
1. Tahran Eyaleti – Şehit Ayetullah Seyyid Ali Hüseynî Hamaney
2. Tahran Eyaleti – Şehit Alirıza Kadiri
3. Tahran Eyaleti – Şehit Seyyid İsmail Hatib
4. Kum – Şehit Muhsin Mehdî Kelâte
5. Kum – Şehit Muhammed Takî Bâatıfe Hacînejad
6. Kum – Şehit Muhammed Tevekkülî
7. Kum – Şehide Rukiye Piruze
8. Kum – Şehit Muhammed Mehdî Hüseynhanî
9. Kum – Şehit Hasan Sâmii
10. Fars – Şehit Muhsin Fettahî
11. Fars – Şehit Mihran Hüsrevanî
12. Fars – Şehit Muhammed Salih Takvâî
13. Fars – Şehit Gulamrıza Ziyâî
14. Fars – Şehit Mansur Habibipur
15. Kirman – Şehit Muhammed Abdullahiniya
16. Kirman – Şehit Ekber Kurbanizade
17. Kirmanşah – Şehit Muhammed Sehavetî
18. Kirmanşah – Şehit Sâbir Îcadî
19. Kirmanşah – Şehit Yakub Samedî
20. Luristan – Şehit Seccad Necefvend Derikundî
21. Luristan – Şehit Said Guderzî
22. Mazenderan – Şehit Hasan Yezdanî
23. Mazenderan – Şehit Seyyid İbrahim Larimî
24. Semnan – Şehit Muhammed Kudretî
25. Doğu Azerbaycan – Şehit Nakî Muhaddisniya
26. Doğu Azerbaycan – Şehit Turab Ferecî
27. Huzistan – Şehit Hâdî Üstad
28. Huzistan – Şehit Seccad Bozorgî
29. Hürmüzgan – Şehit İsa Kasımî
30. Hürmüzgan – Şehit Mihran Hâksâr
31. Cask – Şehit Emir Hüseyin Haydarî
32. Kazvin – Şehit Muhammed Mehdî Mehdîsîret
33. Sistan ve Belucistan – Şehit Hüseyin Abdullahî
34. Gülistan – Şehit Murtaza Kiyanafşar
35. İsfahan – Şehit Yusuf Muhammedî.
yorumunuz